1 – 100 m Koşusu: Sürat koşularının en kısası olup, tüm kuvvetin bir hamlede harcanmasını gerektirir. 100 m koşuları ana tribün önündeki virajsız düz parkurda koşulur. Her atlet kura ile belirlenen kendi kulvarında yarışır. İnsan hayatında önem taşıyan salise farkları 100 m koşularında çok önemli rol oynar. 1912’lerde 100 m dünya rekoru 10.6 saniye iken 1968’de Jim Hines 9.9’a, 1991 yılında ABD’li atlet Carl Lewis 9.86’ya, 1994 yılında ise Leroy Burrell 9.85 saniyeye indirmeyi başardılar. 100 m yarışlarında en yüksek hız, erkeklerde 45 km/saat, bayanlarda 40 km/saat olup bu hızlara ancak 40 m’den sonra ulaşılabilir. Atlet, ellerini çıkış çizgisinin arkasına ko***** kolları düz, kafası belkemiği ile paralel durumda, arka ayak çıkış takozunda iken, tabancanın ateşlenmesiyle ileri fırlar. Birinci adım 75 cm’i geçmez. İlk 10 m kısa ve seri adımlardan oluşur. 100 m koşucusu azami fırlayış, sürat ve adım uzunluğunu sağlayabilmek için ayak uçlarıyla koşmalı ve ayaklarını yukarıya fazla kaldırmamalıdır. 100 m’de, birincisi çıkarken, ikincisi toplanışla fule arasında, üçüncüsü de son 15-20 m’de olmak üzere üç kez nefes alıp verilir. Atletlerin bitiş çizgisini geçmeleriyle yarış tamamlanır. Tüm sürat yarışlarındaki yarış kuralları, 100 m. koşularında da uygulanır.
Yorumlar